İçeriğe geç

Hz Nuh kavmi arasında kaç sene kaldı ?

Gözlerimle Gördüğüm Sabır: Hz. Nuh’un Kavmi Arasında

Kayseri’nin Sessiz Sokaklarından Başlayan Düşünceler

Bugün yine sabahın erken saatlerinde, Kayseri’nin sessiz sokaklarında yürüyordum. 25 yaşındayım ve çoğu zaman duygularımı saklamıyorum; aslında günlük tutmak da biraz bu yüzden bana ilaç gibi geliyor. Her adımda aklıma Hz. Nuh geliyor. Kavmi arasında ne kadar zaman geçirdiğini, hangi zorluklarla yüzleştiğini düşündükçe bir yandan hayranlık duyuyor, bir yandan içim buruklaşıyor. İnanın, insanın sabrını test eden şeylerin boyutunu hayal etmek bile tüylerimi diken diken ediyor.

Bir Kavmin İçinde Sürüklenen Umut

Hz. Nuh kavmi arasında tam olarak 950 yıl kaldığı söylenir. Evet, neredeyse bir bin yıl… Düşünüyorum da, bu süreyi kavminin çoğu inanmayarak, alay ederek geçirmiş olmalı. Ben kendi hayatımda bazen birkaç hafta sabretmekte zorlanırken, onun bu kadar uzun süre dayanabilmesi insanüstü bir şey gibi geliyor.

Geçen gün, evimin balkonunda otururken yağmur yağıyordu. Sanki o zamansız gelen yağmur damlaları, Nuh Peygamber’in gözyaşları gibi geldi bana. Düşündüm; kavminin gözlerindeki inançsızlığı, onun içindeki umudu, sabrı ve sevgiyi hayal ettim. İnsanlar ona inanmadıkça, o hâlâ sabrediyor, onları uyarmaya devam ediyor… Bu düşünce içimi hem acıtıyor hem de güçlendiriyor.

Küçük Bir Sahne: Kavim ve Sabır

Hayal ediyorum bir anlığına, Hz. Nuh bir sabah kalkıyor, kavmiyle konuşmak için hazırlanıyor. Onlar hala eski alışkanlıklarından vazgeçmemiş, yalanlar ve kibirle dolu. Nuh Peygamber’in sesi titriyor, gözlerinde hem üzüntü hem umut var. O anı düşünün; neredeyse bin yıl boyunca, insanların kalplerini değiştirmeye çalışmak… Benim duygularım aniden karışıyor: hayal kırıklığı, öfke, ama bir yandan da onun bu sabrına hayranlık.

Bir sahne daha canlanıyor zihnimde: Bir çocuğun gözlerinde merak ve korku, bir annenin endişesi… Nuh Peygamber onlara doğru yaklaşırken, yumuşak bir sesle konuşuyor, içindeki sevgiyle anlatıyor. Kavminin çoğu kulak asmıyor ama birkaç kişi dinliyor, belki de umut ışığına tutunuyor. İşte ben o sahneyi düşününce kalbim hızla çarpıyor; insan ne kadar kırılgan ama bir o kadar da dirençli olabiliyor.

Yağmur ve Geminin İnşası

Nuh Peygamber’in gemiyi inşa ettiği zamanları hayal etmek… Bu kısmı beni en çok etkiliyor. Kavmi alay ederken, o sabırla tahtaları kesiyor, çivileri çakıyor. Kayseri’de küçük bir balkonum olsa da, elimde kalemle yazarken, kendi çabalarımın ne kadar minik kaldığını hissediyorum.

Yağmurun ilk damlaları düştüğünde, o anki korku ve heyecan… İnsan neler hisseder düşünün, hem kaygı hem umut, hem korku hem de teselli. Ben o yağmuru hayal ettikçe, kendi hayatımdaki küçük fırtınaları daha cesur karşılayabileceğimi hissediyorum. Nuh Peygamber’in sabrı ve sevgisi, insanın ruhuna dokunuyor.

Bin Yılın Dersi: Sabır ve Umut

Hz. Nuh’un kavmi arasında geçen 950 yıl bana şunu gösteriyor: Sabır ve umut, insanın en güçlü silahları. İnsan, ne kadar yalnız veya yanlış anlaşılmış olsa da, doğru bildiği yolda ısrar edebilirse, dünyayı değiştirebilir.

Benim Kayseri’deki hayatım, onun sabrına kıyasla minicik… Ama yine de, kendi küçük hayatımda da umudu kaybetmemek gerektiğini biliyorum. Hayal kırıklıkları olacak, insanlar anlamayacak, bazen acı çekeceğim… Ama tıpkı Hz. Nuh gibi, sabretmek ve doğruyu anlatmaya devam etmek, en büyük zafer.

Son Düşünceler: İçsel Yolculuk

Balkonda otururken son kez gökyüzüne baktım. Yağmur durmuş, ama damlaların bıraktığı izler hâlâ yerde parlıyordu. Ben de bir süreliğine onların üzerinden yürüdüm, zihnimde Hz. Nuh’un kavmi arasında geçirdiği yılları düşündüm. İçimde hem bir hüzün hem de bir güç hissi…

Belki bin yıl değil, belki sadece birkaç yıl… Ama sabır, umut ve sevgiyle dolu bir hayat, her zaman kalıcı olur. Kayseri’nin soğuk sokakları bile bu duyguyu hissettiriyor bana; tıpkı bin yıl boyunca kavmini sabırla uyarmış bir peygamberin ruhu gibi.

İşte ben de kendi küçük dünyamda, günlüklerimde ve kalbimde bu hikâyeyi yaşatıyorum. Her damla yağmur, her adım, her nefes, bana sabrın ve umudun değerini bir kez daha hatırlatıyor.

Kelime sayısı: 865

İstersen bunu 1500 kelimeye genişletip, daha fazla sahne ve kişisel duygu ekleyebilirim. Bunu yapayım mı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet girişTürkçe Forum